Binali Yıldırım’dan YSK’nın gerekçeli kararı sonrası ilk açıklama!

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulundu. Yıldırım, YSK’nın gerekçeli kararına ilişkin “Oyların çalındığı meselesi, gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok. Biz bunu halk diliyle söylüyoruz.

Bu oylar çalınmasaydı 29 bin 400 olarak açıklanan fark 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü buna bakmamız lazım durup dururken mi düştü?” dedi
Binali Yıldırım’ın açıklamalarından satır başları:

Hukukça arkadaşlarımız inceliyorlar. Bizim zaten itirazlarımızın içinde 19 tane konu vardı. Bunların 2 tanesini bu itirazı ciddi görerek seçimin tekrarlanmasına karar verdi YSK. Bu konunun ilki sandık kurullarının yasaya uygun olarak teşkil edilmemesi.

Bu tek başına yetmiyor, bu sandık kurullarında görevli başkan ve üye olabilir, o sandıkta yapılan işlemlerin seçim sonucunu değiştirecek nitelikte olup olmadığına bakılıyor. Bu iki uygunsuzluk, kanunsuzluk hali birlikte olmuşsa seçimi yenilemeye gerekçe olarak YSK karar veriyor.

Karar bu şekilde verilmişti. Muhtemelen geniş gerekçeli kararda da buna ait detayları göreceğiz. Memur olacak vs. birtakım vasıfları var, onlara uymayan görevliler olmuş.

Esasında bu kanuna uymayan bir husus ama.YSK bunu yeterli görmüyor, diyor ki, ‘bunların görevli olduğu sandıklara git bak, oradaki oy sayımı, evraklar düzgün hazırlanmışsa, seçim sonucunu değiştirmiyorsa kanunsuzluğu görmezden gelirim, eğer değil buradaki oylar işlemler seçim sonucunu değiştirecek nitelikte ise o zaman seçimin yenilenmesine karar veririm’. Gerek ve yeter şartın birlikte oluşması lazım.

“ARADAKİ FARK 29 BİNDEN 13 BİNLERE DÜŞÜYOR! NORMAL Mİ?”

Gerekçeli kararda oylar çalındı diye bir tarafın söylemini yazacak halleri yok. Biz bunu halk diliyle söylüyoruz. Peki bu oylar çalınmasaydı 29 bin 400 olarak açıklanan fark 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü? Buna bakmamız lazım. Niye düştü? Vatandaşlarıma buradan sesleniyorum, iki aday var, iki aday arasındaki oy farkı binde 1,5 buçuk, yüzde demiyorum. Gerçi YSK 13 bin 740 diye geçmiş. Normal şartlarda bırakın çalındı, çalınmadı muhabbetini. Birbirine yakın. Açıyoruz, sayım yaptığımızda düzeltmeler oluyor, geçersizler geçerli hale geliyor. Her iki adayın da ya oy kaybetmesi, ya da kazanması lazım. 4 milyon 150 bin civarında oy almış iki aday. Bizimki aradaki fark bizim lehimize yarı yarıya azalıyor. 29 binden 13 binlere düşüyor.

“SANDIKTA İKİ TANE PUSULA VERİP BİR TANESİ VERİLMEMİŞ”

Çalınmasaydı daha fazla olacaktı. 80 bin oy fazla almışım, ilçe belediye başkanlığından. Çalınmasaydı 100-120 bin fazla alacaktım. O gün beni sürekli aradı insanlar. ‘Bize iki tane oy pusulası veriliyor, üçüncü oy pusulasını istediğimiz zaman bazıları verdi bazıları da bitti’ diyor. Seçimin ortasında oy pusalası biter mi? Beni kim arar? Bana oy pusulası verilmiyor diye. Beni arayan herhalde benim oyumun sandığa gitmediğinden endişe duyan insanlar arıyor. Ben bunun önemli sayıda olduğunu düşünüyorum. Bunu destekleyen başka şeyler de var.

“KADIKÖY’DE SEÇMEN AĞIRLIĞI CHP, BAĞCILAR’DA AK PARTİ’DİR”

Bizim hangi sandıkta, hangi mahallede, hangi seçmenlerin ağırlıklı olduğu bellidir. Seçmen kümelenmesi var. Mesela Kadıköy’deki seçmenlerin ağırlıkla CHP’ye oy verdiğini buna karşın Bağcılar’da ağırlıklı olarak AK Parti’ye oy verdiğini biliyoruz. Bana gelen telefonlar AK Partili seçmenlerin ağırlıklı olduğu yerler. Seçim esnasında ‘Bana iki tane pusula verildi’ deniyor. Herkesin sandık başında farklı görevi var. Kimisi pusulaları veriyor, kimisi imzaları kontrol ediyor. Kimisi kimlikleri kontrol ediyor. Bunu birisi kafasına koymuşsa farkedilmesi zordur. Fark edilirse ‘pardon’ der kağıdı uzatır, farketmedin mi gitti…

Soylu’dan YSK’nın gerekçeli kararına ilk yorum

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul seçimlerindeki kumpası görmek isteyenlerin Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bugün açıkladığı gerekçeli karara bakmalarının yeterli olacağını söyledi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Seçimin niçin iptal edildiğini Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bugün açıkladığı kararında okuma yazma bilen herkes net bir şekilde öğrenebilir, demokratik bir seçimin, hangi kumpas ve şaibelerle karşı karşıya bırakıldığını, YSK’nin ortaya koyduğu gerekçeli kararında görebilir.” dedi.

Soylu, Esenyurt’ta düzenlenen iftarda, Türkiye’nin atması gereken çok büyük adımlar olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin en büyük göç ve enerji yollarının üstünde olduğunu, böyle bir coğrafyada Türkiye’ye takatsizliğinin yakışmayacağını söyledi.

İstanbul’un ideolojik kampların merkezi haline getirilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini dile getiren Soylu, “İstanbul ve Türkiye’nin geleceğini karanlığa iteceklere müsaade etmemelisiniz. Bu ülkeye gereken hizmetleri verdim ve 8 gündür İstanbul’da çalışıyorum. Ben de gidip, İçişleri Bakanlığı’nda oturup, üzerimdeki birtakım işleri gerçekleştirme imkanına sahip olabilirim. Ancak 23 Haziran’ı önemsiyorum. İstanbul’un gücü üzerinden Türkiye’yi yeni karmaşıklığa itmeye çalışanlara fırsat vermemek için bir fert olarak üzerime ne düşüyorsa onu yapıyorum, yapmaya da son güne kadar devam edeceğim.” diye konuştu.

Soylu, 23 Haziran’dan sonra İstanbul’un bir cendereye dönüştürülmek istendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’un gücü üzerinden Türkiye’nin geleceğine kendi hakimiyetlerini koymak istiyorlar. Onun için çok çalışmalıyız. 23 Haziran’dan sonra bu güzel şehri, onun farkında olmayanlara emanet edersek, bilesiniz ki az gayret gösterip, bunu anlatmazsak sorumlu olan biz oluruz. Milletimize nereden geçtiğimizi, nasıl bir süreç içinde olduğumuzu, bu coğrafyaya barışın, kardeşliğin nasıl geleceğini, gelecek nesillere anlatmalıyız. Zamanın çok önemli bir anındayız. İstanbul ya küresel dünyanın güç ve kuvvet merkezi olacak ya da birilerinin arka bahçesi olacak. Kararı siz vereceksiniz. Bizi kumpaslarla mağlup etmeye çalışanlara cevabı sandıktan güçlü çıkarak verebilirsiniz. Seçimin niçin iptal edildiğini YSK’nin bugün açıkladığı kararında okuma yazama bilen herkes net bir şekilde öğrenebilir, demokratik bir seçimin, hangi kumpas ve şaibelerle karşı karşıya bırakıldığını, YSK’nin ortaya koyduğu gerekçeli kararında görebilir. İşine gelince kurumlar adaletli, işine gelmeyince kurumları lekeleyen bir anlayışı ortaya koyanlar dün de aynısını yaptı. Bunlara fırsat vermemenizi istiyorum.”

Bu sefer işin sıkı tutulması gerektiğini vurgulayan Soylu, “Lütfen birilerinin iştahını kabartmayalım. İstanbul üzerinden Türkiye’nin geleceğine ait gri tablo çizmek isteyenlere fırsat verilmemesi gerektiğini anlatmamız lazım. Çok çalışmalı ve gayret göstermeliyiz. İstanbul’da hakkın, adaletin bayrağını hep birlikte dikmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Yerli anlık mesajlaşma uygulaması,,,

Türkiye’nin en yeni anlık mesajlaşma uygulaması LAFF’ın beta sürümü kullanıcıların beğenisine sunuldu.Türk Telekom’un Ar-Ge ve teknoloji şirketi Argela tarafından geliştirilen yerli ve milli mesajlaşma uygulaması LAFF’ın Beta sürümü, Android ve iOS platformları için kullanıma sunuldu. LAFF Beta, tüm mobil platformlar üzerinden operatör bağımsız olarak kullanılabilecek.

LAFF Beta’yı, Wirofon mesajlaşma platformunun da mimarı olan Argela’nın geliştirdiğini söyleyen Türk Telekom Dijital ve Siber Güvenlik Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Demir, “LAFF Beta, tamamen kendi iç kaynaklarımızı kullanarak ‘görev gücü’ mantığı ile gerçekleştirdiğimiz 6 aylık bir çalışmanın ürünü” dedi.Tamamen yerli kaynaklar ile geliştirilen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF’ın Beta sürümü, Android ve iOS mobil platformlarındaki uygulama marketlerinde yayınlanarak kullanıcıların beğenisine sunuldu.

Türk Telekom Dijital ve Siber Güvenlik Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Demir, Argela teknoloji ekibi tarafından geliştirilen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF Beta’nın arayüz tasarımlarını, dünya trendleri ile kültürümüze özgü yerli öğeleri sentezleyerek oluşturduklarını belirtti. Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:“LAFF Beta, Türk Telekom ve iştirakimiz Argela’da çalışan gençlerimizle, yani tamamen kendi iç kaynaklarımızı kullanarak ‘görev gücü’ mantığı ile gerçekleştirdiğimiz 6 aylık bir çalışmanın ürünü. Türk Telekom kullanıcılarının bir süredir aşina olduğu Wirofon mesajlaşma platformunun da mimarı olan ekibimizle birlikte, tüm dünya trendlerini inceleyerek hem küresel hem de kendi kültürümüze hitap edecek, tüm mobil platformlarda kullanılabilecek evrensel bir anlık iletişim uygulaması olarak LAFF’ı geliştirdik. LAFF Beta, Android platformundaki cihazlar için Google Play Store’da ve iOS kullanıcıları için de Apple App Store’daki yerini aldı. Şu anda beta sürümü ile kullanıcılarına ‘merhaba’ diyen Türkiye’nin en yeni sosyal mesajlaşma uygulaması LAFF, çok yakında çıkacak tam sürümünde ‘sosyal etkileşim’ gibi diğer sohbet uygulamalarında olmayan pek çok yeni ve heyecan verici özelliği de bünyesinde barındıracak.”

Bilim insanları suda çözünen veriler geliştirdi..

Bilim insanları, nöronların çalışma prensibini kopyalayarak, içinden geçen elektriğin yönünü hatırlayarak veri depolayan ve suda çözünebilen cihazlar geliştirdi. Detaylar haberimizde.Nöronlar belirli düzenler içinde, belirli bir sıklıkla harekete geçerek bizlere hafıza denilen büyüleyici yeteniği sunuyorlar. Bilim insanları, nöronların çalışma prensibini kopyalayarak, içinden geçen elektriğin yönünü hatırlayarak veri depolayan ve suda çözünebilen cihazlar geliştirmeyi başardı.

Yapay sinir ağları, kompakt ve etkili elektronik cihazların kapısını açabilir. Bu sistemi kopyalamanın bir yöntemi de memristörler geliştirmek. Memristörler, içinden geçen elektrik akımının yönünü ‘hafızasında tutabilen’ cihazlar olarak tanımlanıyor. Geçtiğimiz 10 yıl içinde araştırmacılar memristör geliştirme konusunda belirli bir aşama kaydettiler ancak en son gelişme, suda çözülebilen memristörleri mümkün kılıyor.

Bu sayede daha çevre dostu elektrikli cihazların geliştirilmesi ve değerli bilgilerin yanlış ellere geçmesinin engellenmesi amaçlanıyor.
Xidian Üniversitesi Gelişmiş Malzeme ve Nanoteknoloji Bölümünden araştırmacı Hong Wang “Fiziksel olarak yok olabilen geçici malzemeleri memristör cihazının içinde birleştirmek, güvenli depolama uygulamalarına erişmek için etkili bir yöntem olabilir. Örneğin; bilgi güvenliğinin ciddi bir tehlikede olduğunu düşündüğünüzde bu depolama cihazını suyun içine atabilirsiniz. Bu, özellikle askeri uygulamalarda büyük bir değer taşıyabilir.” diyor.

Volkswagen Golf şimdi daha güçlü

Çok kısa bir süre önce Skoda Octavia RS Wagon ile otomobil severlerin karşısına çıkan ABT, şimdi de ikinci çalışmasını Volkswagen Golf R modelinde gerçekleştirdi.Özellikle Volkswagen grubu otomobillerde önemli performans geliştirmeleri yapan ABT, yeni performans geliştirme çalışmasını Volkswagen Golf R modelinde yaptı.

Volkswagen grubunun önemli geliştiricilerinden biri olan Almanya merkezli ABT, yeni çalışmalarıyla otomobil severlerin karşısına çıkmaya devam ediyor. Çok kısa bir süre önce karşımıza Skoda Octavia RS Wagon modelinde yaptığı performans çalışmasıyla çıkan firma bu defa Volkswagen Golf R modelinde yaptığı performans geliştirmeleri ile karşımıza çıkıyor.Audi, Volkswagen, Seat ve Skoda markalarına ait otomobillerde geliştirme çalışmaları yapan ABT, piyasaya sürülen modeller üzerindeki başarılı dokunuşlarıyla otomobil severlerin dikkatlerini üzerine çekmeyi başarıyor. Performans düşkünü otomobil kullanıcılarına yönelik geliştirmeler üzerinde çalışmalar yapan firma Volkswagen Golf R modelinde yaptığı performans çalışmasını garajından çıkarttı.

OPPO ve Nokia iş birliği yapacak

Piyasada kendisi için önemli bir yer bulmayı başaran Nokia, Oppo ile birlik olacak gibi görünüyor. Her iki cep telefonu üreticisinin önemli bazı detaylarla bir araya geleceğine kesin gözü ile bakılıyor.Oppo firması, akıllı telefon pazarında, son dönemlerin parlayan yıldızları arasında yer alıyor. Ülkemizde fiyatı biraz pahalı olsa da, sunmuş olduğu teknoloji ile kullanıcılar tarafından kabul görüyor. Oppo, bir dönemlerin en büyük cep telefonu üreticisi olan Nokia ile masaya oturdu ve bazı özellikleri satın aldı.

Finlandiya merkezli şirket Nokia, gelişmiş kamera ve ses teknolojisi üreten OZO markasını kullanarak iş birliklerine devam ediyor. Tekrar piyasaya dönmek isteyen şirket elindeki tüm kozları kullanıyor. Devrim niteliğindeki birçok özellik ile sunulan yeni Oppo Reno, OZO’nun ses kayıt ve ses sistemi teknolojisine sahip olduğu ortaya çıktı. Oppo tarafından yeni sunulan Reno ve 10X ismindeki cep telefonu modellerinde Nokia ses sistemi kullanıldığı ifade ediliyor.

Elektrikli menzil çıtası yükseltildi

Amerika merkezli olan ve elektrikli modellerle piyasaya girmeyi planlayan Buell Motorcycles, Fuell serisi elektrikli motosiklet ve bisiklet modellerini duyurdu.Elektrikli motor ve bisiklet piyasasında yerini almak isteyen Buell Motorcycles, yeni tanıttığı elektrikli bisiklet ve motosiklet modellerinde kullanıcılara sunduğu menzil mesafesi ile dikkatleri çekmeyi başardı.

Özellikle menzil konusunda farklı firmalar tarafından kullanıcılara sunulan elektrikli motorların sayısı günden güne artış göstermekte. Amerikan pazarı içerisinde kendine yer bulmak isteyen ve eski bir Harley-Davidson mühendisi olan Erik Buell tarafından kurulan Buell Motorcycles, Fuell serisi ürünleri ile karşımıza çıkıyor. Ürünlerde kullanılan karbon alaşım materyalleri ile kullanıcılara kaliteyi hissettirme çabası içerisinde olan şirket, motosiklet ve bisiklet modellerinde kullanıcılarına üst düzey performans ve menzil mesafeleri sunacağını belirtiyor.Buell Motorcycles, Fluid-1 isimli bisiklet modelinde 500W ve 100 Nm tork üreten elektrikli bir üniteye yer vermiş. Modelin Avrupa versiyonunda bu değerlerin daha düşük olarak sunulacağı belirtilirken, gücü yere aktaran kayışın karbondan imal edildiği belirtiliyor.

Samsung ilginç televizyon The Sero

Samsung, ürün gamına ilginç bir televizyon modeli daha ekledi. Yeni nesil için tasarlanan ‘The Sero’ ile ilgili detaylar haberimizde.Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, yeni nesil için tasarladığını ifade ettiği yeni TV modeli ‘The Sero’ ile karşımıza çıkıyor. Alışık olmadığımız bir tasarımı benimseyen model oldukça dikkat çekiyor.Bilindiği üzere TV üreticilerinin önde gelen isimlerinden biri de Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung. Son zamanlarda yenilikçi modelleri ile dikkatleri üzerine çeken firmanın, The Serif ve Frame TV gibi modelleri için, yenilikçi akımının en güzel iki örneği olduğunu söyleyebiliriz.

Samsun şimdi de The Sero isimli sıradışı TV modeli ile karşımıza çıkıyor. Ancak bu yeni modelin, daha önce gördüğümüz diğer modellere pek de benzemediğini söyleyebiliriz. Hiç alışık olmadığımız bir yapıda tasarlanan model, dikey olarak da kullanılabiliyor. The Sero, yatay ve dikey geçişlerini kendisi sağlayabiliyor, bu da televizyonun daha kullanışlı olmasına olanak tanıyor. Daha önce sunulmamış bir deneyim sunan TV, dikey olarak çekilmiş videoları (YouTube, cep telefonu ile çektiğiniz videolar, vs) kayıpsız olarak izleme imkanı sunuyor. Model, bu açıdan “yeni nesil düşünülerek tasarlandı” ibaresi ile sunuluyor.Bugün Güney Kore’nin başkenti Seul’de bir mağaza açan Samsung, televizyonu ilk olarak burada duyurdu. İlk olarak Güney Kore’de satışa sunulacak modelin resmi satış tarihi de açıklandı. Mayıs ayının sonlarında satışa çıkacak olan Samsung The Sero’nun fiyatı ise 1.600 dolar. Samsung’un The Sero’yu dış pazara sürüp sürmeyeceği ise henüz netlik kazanmış değil, ancak ayrıntılar geldikçe siz değerli okuyucularımız ile paylaşmaya devam edeceğiz.

Xiaomi sıradışı çentik tasarım

Xiaomi bu kez ekran çentiğini başka bir boyuta taşımaya hazırlanıyor. Çinli akıllı telefon üreticisinin aldığı yeni patentte ekran çentiği ekranın dışarısında tutuluyor.Dünyanın en büyük 4. akıllı telefon üreticisi Xiaomi, bu kez ekran çentiğini başka bir boyuta taşımaya hazırlanıyor. Çinli akıllı telefon üreticisinin aldığı yeni patentte ekran çentiği ekranın dışarısında tutuluyor. Şirket, oldukça çirkin görünen çentik tasarımı ile en azından bizleri şaşırtmayı başardı.

Xiaomi’nin yeni çentiksiz ekran çözümü, ne yazık ki bizleri hayal kırıklığına uğratıyor. Tasarım bir kızak mekanizmasına ya da açılır bir kameraya sahip değil. ‘Tiger Mobiles’ tarafından keşfedilen tasarım, düz ve kesintisiz hatlardan vazgeçerek ön kameraları “yukarıya doğru çıkan bir çentiğe” yerleştiriyor. Bunun sonucunda ortaya robotu andıran, pek de beğeneceğinizi düşünmediğimiz, tam ekranlı bir telefon sizleri karşılıyor.Tasarıma bakıldığında, kameraya ev sahipliği yapan çentiğin arka kısmının boş olduğunu görünüyoruz. Belki bu arka kısıma üreticinin logosu veya LED flaş yerleştirilebilir. Tasarım henüz patent olduğu için üzerinde küçük değişiklikler kolayca hayata geçirilebilir.

Yüksek beygirli Nissan GT-R yarışta

Güney Afrika’da yer alan tırmanma yarışında özel yapım 1600 beygirlik Nissan GT-R performansı ile göz dolduracağa benziyor.Özel yapım Nissan GT-R Güney Afrika’da düzenlenecek tırmanma yarışında izleyicileri büyülemeye hazırlanıyor.1600 beygirlik Nissan GT-R yarışta.Otomobil performansı geliştiricileri limitleri zorlama adına yaptıkları çalışmalar ile kendilerinden bahsettirmeyi başarıyor. Özellikle performans geliştirmelerinde ihtiyaç duyulan mühendislik bilgisinin de öneminin oldukça büyük olduğu yadsınamaz. Farklı koşullar için farklı geliştirmeler gerçekleştiren performans geliştiriciler geçenlerden Volkswagen Motorsport ekibi Pikes Peak’in ardından Nürburgring’de rekoru eline geçirmesi için hazırlanan ID. R ile karşımıza çıkmıştı. Şimdi de karşımızda Nissan GT-R projesi yer alıyor ve bu araç Güney Afrika’da bir tırmanma yarışında limitleri zorlamaya hazırlanıyor.Franco Scribante Racing ekibi tarafından özel olarak geliştirilen otomobil Jaguar Simola Hillclimb’da test edilecek. Ekip Nissan GT-R’ın ön paneline yerleştirdiği devasa bir kanat ile dikkatleri üzerine çekmek istiyor.

Bu haliyle hırçın bir görünüm kazanan aracın arka kısmında da öndekine benzer bir kanat yer alıyor. Aracın ulaşacağı yüksek hızlarda daha fazla yere basma kuvveti elde etmek amacıyla Nissan GT-R’a eklenen bu parçaların hepsinde karbon fiber alaşım kullanıldığı görülüyor.